Caroline Fitness Club

İşte Bizim Hikayemiz

Caroline, Kartal'ın En Eski Spor Salonlarından

1997'de kurulduk, o tarihten beri sizinleyiz

Spora çok daha önceki zamanlarda gönül vermiş olan İsmail ve Aylin hocalarımız, nihayet 1997 yılında Caroline Fitness Club çatısı altında Kartal’daki tüm sporseverleri toplamak amacıyla işletmeyi faaliyete geçirdiler.

Sıcacık bir aşk hikayesi kocaman bir Caroline ailesine dönüştü. Geçen yıllar içinde binlerce Kartallıya hizmet verdik, sizinle büyümeye devam edeceğiz. Siz de bu büyük ailenin bir parçası omak istemez misiniz?

Kartal Caroline Fitness Club Spor Salonu
Caroline Spor Salonu Kartal, havuzlu.

Caroline Şampiyonların Kulübüdür!

gurur tablomuz, başarılarımız

başlık

başlık

başlık

başlık

Caroline Fitness Club Nasıl Kuruldu?

bizimkisi bir aşk hikayesi

Aylin Hocanın memur olan annesinin Erenköy'e tayininin çıkmasıyla, Aylin Hoca ve ailesi Etiler'den Erenköy'e, İstanbul'un ilk sitelerinden İntaş sitesine taşınırlar. Aylin Hoca site ortamını çok sevmişti ve orada olmaktan çok mutluydu. O sırada İsmail Hocanın babası da o sitede bir daire almıştı; fakat İsmail Hoca bu durumdan hiç de mutlu değildi. Çünkü Küçükyalı'da yeşillikler içinde, havuzunda balıklar yüzen ve çok sevdiği denize yakın evlerinden ayrılmak istemiyordu. Kaderin Ona hazırladığı sürprizden habersiz, babasının aldığı karara istemeden uyarak oraya taşındı.

Aylin Hoca bir süre sonra İsmail Hoca ile karşılaştı ve Ona aşık oldu. Arkadaşları kendi yaşıtlarıyla ilgilenip, İsmail Hocaya "Abi" derken, O İsmail Hocayı her gün takip ediyor, en yakın sırdaşı günlüğüyle aşkını paylaşıyordu. Böylelikle onlar için zaman akıp gitmeye başladı.

İsmail Hocanın ise aklı hala denizdeydi. Okul hayatını sevememişti, O denizci olmak istiyordu. Babası ise ata mesleği olan bu işi yapmasını istemiyor, "Denizcinin yuvası olmaz!" diyordu. Ama o sıralar 17 yaşında olan İsmail Hocanın sert bir duruşunun olması, olur olmaz belaların onu bulması ve sokaklarda korkunç bir terör ortamının olduğu bir dönemde yaşıyor olmak babasının istemeyerek de olsa onay vermesine imkan sağladı. Böylece İsmail Hoca artık Miço olarak denizcidir ve özgürdür.
Aylin Hoca, artık İsmail Hocayı göremiyordur. İsmail Hoca bir anda ortadan kaybolmuştur. Merak ediyor fakat utancından kimseye de soramıyordur. Aradan bir yıl geçer. Yavaş yavaş İsmail Hocadan ümidini kesmeye başlamışken, bir gün balkonda otururken uzun saçlı, uzun bıyıklı bir adam görür. Bir anda adamın yürüyüşü dikkatini çeker, "Yürüyüşü ne kadar da İsmail Hocaya benziyordur" -ki zaten bir anda dikkatini çeken bu adam İsmail Hocanın ta kendisidir. Artık, arada sırada da olsa Onu görüyor, İsmail Hoca 2-3 ay ortada olmasa da yine geri dönüyordur.
Bu şekilde tam 2 yıl geçer ve İsmail Hoca yine bir anda kaybolur. Bir yıl sonra Aylin Hoca sitede bu kez asker tıraşlı olarak İsmail Hocayı görür. İsmail Hoca vatani görevini yapmaktadır ve izne gelmiştir. Kışlasına dönen İsmail hoca bir yıl kadar sonra erken terhis alarak askerliğini bitirir, fakat İstanbul'a hiç uğramadan direk Rize'ye gider. Askerde bel fıtığı olmuştur ve tedavisini dede evinde Rize'de sürdürür. Bu süre içerisinde pasaportunu da çıkarır ve İstanbul'a dönmeye karar verir. Aylin Hoca bu sefer tamamen gitti diye düşünürken, İsmail hoca geri gelmiştir. Aylin Hoca artık orta okul son sınıfta genç bir kızdır. Artık İsmail Hocaya duygularını anlatmalı ve Onu bir daha kaybetmemelidir. Ve öyle de yapar, her şeyi olduğu gibi anlatır. Ama bir an evvel gemiye atlayıp, sefere gitme hevesindeki İsmail Hoca O küçük genç kızı ciddiye almaz. İsmail Hocanın gidişine bir gün kala Aylin Hoca ona bir mektup verir ve gemi hareket etmeden açmamasını ister.
İsmail Hoca gemiye biner, mektup günler sonra aklına gelir. Mektubu açar, okur ve tek bir şey söyler; "Etkilenmedim desem yalam olur." Mektupla birlikte içinden çıkan fotoğrafı masasının üzerine bırakır.
İsmail Hoca bir gün kendinden 10 yaş büyük olan, fikirlerine ve dünya görüşüne önem verdiği, kamara arkadaşı Mustafa'ya mektubu ve fotoğrafı gösterir. Mustafa, ne düşündüğünü sorar. İsmail Hoca da "Çocuk işte aşık olmuş;geçer." der. Mustafa, İsmail Hocaya "Sen 23 yaşındasın, ben 33. Ben evliliğe karşıyım ve hiç evlenmeyeceğim. Ama sen, seni bu kadar seven birini bulamayabilirsin" der. (Mustafa şu anda 65 yaşlarında, hala bekar, Dragos Marina'nın sahibi ve spor salonumuza çok yakın)
İsmail Hoca çok etkilenmiştir. Denizleri ve mesleğini çok sevmesine rağmen, Cezayir Limanında Alman gemisinden aldığı, hayatının en iyi iş teklifini kabul etmez. Derken çalışmakta olduğu gemi büyük bir fırtınada zarar görerek 2 ay İstanbul tersanesinde kalmak zorunda kalır. Kader onların yollarını kesiştirmek için işlemeye devam etmektedir.
İsmail Hoca Aylin Hocaya gider ve tek bir şey söyler. "Bu hikayeyi bana kanıtla; seninle evlenirim." Aylin Hoca hikayesini kanıtlamış olacak ki, İsmail Hoca uzaklara gitmeyi bırakıp mesleğini Haydarpaşa Limanında devam ettirme kararı alır.

Artık İstanbul'da olan İsmail Hoca bel fıtığı rahatsızlığından dolayı doktorun ona söylediği "Ömür boyu spor yapmak zorundasın!" cümlesini de Aylin Hocanın mektubu gibi dikkate alır. Feneryolunda Herkül Spor Salonunda spora başlar. O sıralarda 37 kilo olan Aylin Hoca da kilo almak istemektedir. İsmail Hoca Ona 2 tane dambıl alır ve "Nerenden kilo almak istiyorsan oralarını çalıştır, yoksa istemediğin yerlerinden kilo alırsın" diyerek dambılları verir. Artık İsmail Hocanın denizlerden sonra iki aşkı vardır. Aylin Hoca ve Spor!

30 YIL SONRA!
İsmail Hoca uzun yıllar römorkor ve feribot kaptanlığı yaptıktan sonra emekli oldu. Aylin Hoca, İsmail Hoca ile spor salonu açmaya karar verdi ve oturdukları evi sattı. Okuduğu Üniversiteyi bırakarak, spor salonunun başına geçti.
Kilo almak için başladığı sporda, 30 kez milli sporcu, hakem, vücut geliştirme ve fitness hocası, pilates hocası, step hocası, aerobik hocası oldu. 15 yıl evvel tanıştıkları ve sponsorları olan Caroline isimli bir bayan, salonumuzun değişmeyen ismi (markası) oldu.
Bir de Ulaş oldu. Güzel bir aşkın, en güzel meyvesi oldu; kıymetlimiz oldu.
Sonra bu aile büyüdü, büyüdü ve kocaman bir Caroline ailesi oldu. Aşk ve sevgiyle doldu. Çok da güzel oldu...

Vücudun Senin En Kıymetli Emanetindir

Kendine bir iyilik yap!

Vücut geliştirme nasıl yapılır

sadece vücudun değil hayatın da değişecek

erteleme,
bugün harekete geç

Bugün bize Katılmak İçin Harika Bir Gün,

Seni Arayalım mı?

Bilgilerini bize Gönder